| |
|
|
| |
R&G
KUR’ANIN TERTİBİ VE YAZIMI M.M.el-A'ZAMİ
1. Mekke Dönemi Sözlü olarak vahyedilmesine rağmen Kur'an, kendinden ısrarla kitap adıyla, yazılı bir şey olarak söz eder ve yazık bir biçim içine sokulması gerektiğine işaret eder. Gerçekte ayetler İslam’ın ilk evrelerinden itibaren hatta Müslümanlar Kureyş'in zulmü altında sayısız sıkıntılar içinde yeni filizlenen bir toplulukken bile kayda geçirilmiştir. Ömer b. Hattab'ın İslam'a ihtidasının hemen öncesinden bahseden aşağıdaki hikaye bu noktayı açıklamakta yardımcı olacaktır: Bir gün Ömer, kılıcı elinde, (kendisine söylenildiği üzere) Safa'da bir evde toplanmış bulunan Peygamber ve O'nun bazı arkadaşlarını öldürmek maksadıyla çıka geldi. Evdekilerin sayısı kadınlar da dahil kırk kişiydi; ayrıca Peygamberin amcası Hamza, Ebu Bekir, Ali ve Habeşistan/a göç etmemiş diğer sahabeler oradaydı. Nuaym, Ömer'le karşılasa ve ona nereye gittiğini sordu. O da "Kurevşi bölen ve onların tuttuğu yol ile alay eden, inançlarına ve tanrılarına hakaret eden mürted Muhammed'i öldürmeye gidiyorum," dedi. Nuaym şöyle cevapladı: "Eğer Muhammed'in işini bitirdiğinde Abdumenaf oğullarının seni rahat bırakacağım sanıyorsan yanılıyorsun Ömer. Kendi ailene dönüp onların sorunlarım çözsen daha iyi olmaz mı?" Ömer afallamıştı ve ailesiyle ilgili sorunun ne olduğunu sordu. Nuaym, "Enişten, yeğenin Said ve kız kardeşin Fatma Muhammed'in yeni dinine girdiler, en iyisi gidip onlarla uğraşman?," dedi. Ömer hemen eniştesinin evinin yolunu tuttu; orada Habbab bir sayfadan onlara Taba Suresini okuyordu. Ömer'in sesini işitir işitmez Habbab küçük bir odaya saklandı ve Patıma da sayfayı alıp altına koydu.... (İbn Hişam, S ire, c. 1-2, s. 343-46) Ömer'in öfkeli soruşturması o gün İslam’a ihtidasıyla sonuçlandı; onun kişiliği ve şöhreti, daha birkaç saat önce öldürmeyi düşündüğü insanlara olağanüstü bir rahatlık sağladı. Bu hikâyenin odak noktası söz konusu sahifedir. İbn Abbas'a göre Mekke'de vahyedilen ayetler Mekke'de kaydedildi. (İbn Dureys, Fedailu'l-Kur'an, s. 33) Nitekim Zuhri de aynı ifadeyi tekrarlamıştır. (Zuhri, Tenzilu'l-Kur'an, 32; İbn Kesir, el-Bidaye, V, 340; İbn Hacer, Fethu'l-Bari, IX, 22) Bu dönemde Kur'an'ın kayda geçirilmesiyle resmi olarak uğraşmış bir katip olan Abdullah bin Said b. Ebu Şerh, (İbn Hacer, Fethu'l-Bari, IX, 22.) Bir başka resmi katip adayı Halid b. Said b. el-As'tır ve Halid "Bismillahirrahmanirrahim'i yazan ilk bendim," (Suyuti, ed-Dürıii'l-Mensur, I, 11. Matbu metin onun adını Halid b. Halid b. Said olarak vermektedir ama muhtemelen bu, önceki müstensihin bir hatasıdır.) demiştir...
|
|
|
|
|