İNANÇ // İNCİL  
İNCİLLERE GÖRE HIRİSTİYANLIK

Özgün metinleri Yunanca kaleme alınan dört İncil yaklaşık M.S. 150'de Suriye'de Tatitanos tarafından tek bir öykü biçiminde birleştirilmiş, Diatessaron (Yunanca "dörtten") adıyla anılan bu metin bu metin M.S. 400'e değin Ortadoğu'da kullanılan tek İncil metni olmuştur. Bu dört İncil dışında Hıristiyanlığın bütün kollarınca apokrif sayılan ve değişik yazarlara (Örneğin, Petrus, Tomas, Yahuda İskariyot, Filipus, Yakub, Barnabas) dayandırılan İncil metinleri de vardır. (Ana Britannica 11/550 )

İsa, tarafından dikta edilen bir İncil yoktur. Kilisenin sahih kabul ettiği İncil metinlerine "kanonik", sahih kabul edilmeyenlere de "apokrif" denir. 1546'da toplanan Merano Ruhani Meclisi, İncil'in Tanrı ilhamı olduğundan şüphe edilmesini yasaklamıştır.Hrıstiyan kelimesi Yunanca "khristianos" kökünden gelir ve ne bu kelime ne de "khristian" kelimesi İncillerde geçmez.

Kilise tarafından " Tanrı İlhamı olduğumdan şüphe edilmesi " yasaklanan İsa'ya indirilen ve yine kilise tarafından resmen kabul edilen 4 (dört) incilin (İsa (a.s) indirilen bir İncil mi yoksa dört İncil midir? sorusunu akla getirmeden) kısaca özellikleri şöyledir;

1- Matta : Hz. İsa'nın on iki havarisinden birisi olan Matta-Levi'nin (Matta, IX, 9) yazdığı İncil, kilise tarafından ilk İncil olarak kabul edilmiş ve yazarına nispeten bu adla anıla gelmiştir. Ancak kilisenin kabulünün aksine araştırmalar, onun sonraki İnciller arasında olduğunu göstermektedir. II. Yüzyılın ilk yansında yaşayan Hierapolis piskoposu Papias'ın; "Matta İsa'nın sözlerini (Logia) İbrani dilinde yazdı ve herkes gücü yettiğince bunu yorumluyordu" şeklindeki sözü, Matta nın kaynağı hakkında bilgi vermektedir. 70'li yıllarda Kudüs Mabedi'nin yıkılmasından sonra yazıldığı tahmin edilen Matta, İsa'nın sözlerini ve davranışlarını sistematik şekilde bir araya toplamıştır. Özelikle Hz. İsa'nın dağdaki vaazı ayrı bir öneme sahiptir (Bölüm V-VII). ( İslam Kelamcılarına Göre İncil, Ramazan Biçer, 69 )

Dört İncil'den biri olan Matta İncili, Yeni Ahid'i oluşturan kitapların takdiminde birinci sırayı alır. Matta İncili, işgal ettiği bu makama tamamen layık görülmüştür. Zira bu İncil, Eski Ahid'in bir çeşit uzantısından başka bir şey değildir. Nitekim Kitab-ı Mukaddes Papalık Tercümesi tefsircilerinin de yazdıkları gibi Matta İncili, " İsrail tarihini İsa tamamlamıştır " fikrini ispat etmek için yazılmıştır. Bu nedenle Matta, Eski Ahid'den sürekli olarak nakiller yapmak suretiyle İsa'nın Yahudilerce beklenen Mesih gibi davrandığını göstermek ister. ( Tevrat İnciller ve Kur'an, Maurice Bucaille,105 )

2- Markos : 60'lı yıllarda yazıldığı sanılan eser Hz. İsa'nın havarisi olmayan ama Pavlos ve Petrus'un yardımcısı olan Markos tarafından kaleme alınmıştır. Hıristiyan teologlara göre bu İncil, özellikle Yahudi olmayan Hıristiyanlar için yazılmıştır. 0 eserinde insan olan İsa tasviri üzerinde ısrarla durmuştur. Muhtemelen Roma'da yazılan İncil, ilk yazılan versiyon olarak kabul edilmektedir. Papias'ın (ö. 140) belirttiğine göre Markos, daha ilk dönemlerde İsa'nın sözlerini toplamaya başlamıştı. ( İslam Kelamcılarına Göre İncil, Ramazan Biçer, 69 )

Dört İncil'den en kısa olanıdır. İ.S. 55-60 yıllarında yazıldığı tahmin edilmektedir. Culmann; Markos'u (yuhanna) İsa'nın talebesi olarak görmez. İncilini Roma da yazdığını ve Filistin'de yaşamayan hıristiyanlara hitap ettiğini, kullandığı Aramca deyimleri onlara izah etmeye özen gösterdiğini söyler. Ayrıca yine Culmann'a göre Markos incili İ.S. 70 yıllarında yazılmıştır.Roguet ise; Markos'u " beceriksiz bir yazar " olarak görür ve " İncil müellifleri içinde en değersiz olanı" olduğunu söyler. Ferisiler gelip İsa'yla tartışmaya başladılar. O'nu denemek için gökten bir belirti göstermesini istediler. İsa derin derin içini çekerek, "Neden bu kuşak belirti arar durur?" dedi. "Doğrusu size derim ki,bu kuşağa belirti(mucize) gösterilmeyecektir." Onları bırakıp tekneye bindi, denizin karşı yakasına geçti. ( Markos, 8/ 11-13 )

Diğer İncillerde İsa'nın pek çok mucizesi anlatılırken, Markos, İsa'nın " Bu kuşağa belirti gösterilmeyecektir . " sözünü, papalık tefsircileri akla aykırı bulurlar. Nitekim çağdaş yazarlar, Markos incilinin son kısmının (16 / 9-20) sonradan eklenmiş olduğunu söylerler. İncil'deki bu son bölüm İncillerin en eski iki el yazması olan ve IV.y.y. dan kalan Codex Vaticvans ile Codex Sinaiticus ' da yer almaz. Bu konuda Culmann: " İsa'nın öldükten sonra dirilip insanlara görünmeleriyle ilgili Markos'a ait olmayan fakat diğer İncillerden alınan bitiş kısmını, daha yakın tarihli Yunanca elyazmalar ile bazı rivayetler oraya eklediler ." demektedir. ( Tevrat İnciller ve Kur'an, Maurice Bucaille,111-115 )

3- Luka : Pavlos'un arkadaşı doktor Luka tarafından ve Yahudi olmayan topluluk için yazıldığı anlaşılan İncil, birkaç kaynağa baş vurularak kaleme alınmıştır. Kaynağının daha çok Markos ve Q İncil olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Luka da İncilini yazarken, bazı metinlerden ve sözlü rivayetlerden yararlandığını belirtmiştir (Luka, 1, 1). İncil yazarları arasında en kültürlüsü olarak kabul edilen Luka, İncilini edebi bir zarafetle kaleme alınmıştır. Öte yandan Pavlos'un yandaşı olan Luka'nın İncilini onun öğretileri doğrultusunda yazdığı da ileri sürülmüştür. ( İslam Kelamcılarına Göre İncil, Ramazan Biçer, 70 )

Culmann'a göre " günlük olay yazarı " Kannengiesser'e göre " hakiki romancı " olan Luka, Theophil'e hitaben yazdığı mukaddimesinde, İsa hakkında öyküler yazmış diğer İncil yazarlarından sonra, kendisinin de bu öyküleri, görgü şahitlerinin verdikleri bilgileri ve yine havarilerin dini konuşmalarını kullanarak- bu, onun görgü şahitlerinden biri olmadığını gösterir - aynı olayların bir hikayesini kaleme alacağını bize haber vermektedir. Öyleyse bu, metotlu bir çalışmadır. Kendisi bu çalışmasını şöyle takdim etmektedir:

" Mademki, birçok kimse olayların başından beri görgü tanıkları olan ve İlahi Söz yoluna kendilerini adamış olan insanların bizlere rivayet ettikleri bilgilere dayanarak, yaşadığımız olayların bir öyküsünü yazmağa giriştiler, o halde ben de, bütün bu bilgileri ilk kaynakları iyice araştırdıktan sonra bu hadiselerin muntazam bir hikâyesini sen çok aziz Theophil için yazmayı uygun gördüm; ta ki almış olduğum eğitimin sağlamlığını görebilesin ."

Daha ilk satırlardan itibaren Luka'yı, eserinden bundan önce söz ettiğimiz " beceriksiz yazar " Markos'tan ayıran husus fark edilmektedir. Luka'nın İncil'i dil kurallarına bağlı kalınarak klasik bir Yunanca ile yazılmış itiraz kabul etmez bir eserdir.

Luka okumuş bir putperest olup, Hıristiyanlığa sonradan girmiştir. Yahudilere karşı olumsuz tutumu hemen kendini belli etmektedir. Culmann'ın da işaret ettiği gibi Luka, Yahudileri en çok öğen cümleleri eserine almayı es geçmekte, buna karşılık Yahudilerin inançsızlıkları yolunda İsa'nın söylediği sözlere ve Yahudilerin nefret ettiği Samiriler ile İsa arasındaki iyi münasebetlere ağırlık vermektedir. Oysa Matta, havarilere Samirilerden uzak durmaları için İsa'ya emir verdirmekteydi. Pek çok çarpıcı örneklerden bir tanesi de şudur:
İncil yazarları kişisel görüşlerine uygun düşeni İsa'ya söyletirken, kuşkusuz çok samimi bir inançla İsa'nın sözlerini bizlere, kendilerinin mensup bulundukları toplumların zihniyetlerini yansıtacak biçimde rivayet etmektedirler. Bu gibi gerçekler karşısında, İncillerin daha önce zikrettiğimiz " mücadele " veya " şartlar icabı yazılmış kitaplar " olmadıkları nasıl inkâr edilebilir? Luka İncilinin genel havası ile Matta İncilinin genel gidişatı arasında bir mukayese yapılacak olursa, bu durum açıkça görülür.

Luka kimdir? Onun, Paul'un birkaç mektubunda zikrettiği Luka adlı doktor olduğu kabul edilmek istenmiştir. Papalık Tercümesi'nin belirttiğine göre çoğu kimse " Luka İncilinde hastaların tabip diliyle tasvir edilişine bakarak, bu İncil'i yazanın doktor olduğuna hükmetmişlerdir. " Bu değerlendirme tamamen aşırıdır. Luka gerçek anlamda bu türlü " tıbbi tasvirler " yapmaz; " kullandığı sözcükler ise, kendi zamanında kültürlü bir insanın sözcükleridir ". Luka adlı biri, Paul'un yolculuk arkadaşı olmuştur. İncil yazan Luka, o Luka mıdır? Culmann öyle olduğunu düşünüyor.

Çeşitli nedenlere dayanarak Luka İncilinin yazılış tarihini tesbit etmek mümkündür. Şöyle ki, Luka; Markos ile Matta İncileri'nden yararlanmıştır. Papalık Tercümesi'nde okuduğumuza göre Luka'nın, 70 yılında Kudüs'ün Titus orduları tarafından kuşatılıp tahrip edilişine yetişmiş olduğu tahmin edilmektedir. 0 halde İncil, o tarihten sonraki dönemin mahsulü olabilir. Bugünkü tenkitçiler de çoğu kez İncil'in 80-90 yıllarına doğru yazıldığı kanısındadır. Ama pek çoğu, daha eski bir tarih verir.

Luka'nın anlattığı çeşitli olaylar, kendisinden önceki yazarların anlattıklarından geniş çapta farklılık gösterir. Papalık Tercümesi bunlara 181. ve müteakip sahifelerinde işaret etmektedir. Culmann, Yeni Ahid adlı kitabının 18.nci sayfasında, Luka İncilinde yer alan bir takım hikâyeleri zikreder ki, bunlar öteki İncillerde yoktur. Oysa söz konusu olan, ayrıntılarla ilgili hususlar da değildir.

Kannengiesser, Luka'nın eseri olan Rasullerin İşlerindeki İsa'nın Dirilişine ilişkin öyküleri, aynı konuda Paul'un rivayet ettiği benzer kıssalarla karşılaştırır ve Luka hakkında kanaatini şöyle belirtir: " Dört İncil yazarının en duygulu ve en edip olanı Luka'dır ve hakiki bir romancının tüm üstün niteliklerini taşımaktadır." ( Tevrat İnciller ve Kur'an, Maurice Bucaille, 115-119 )

4- Yuhanna : Hz. İsa'nın on iki havarisinden birisi olan Yuhanna tarafından yazıldığı kabul edilen İncilinde, bizzat tanıklık yaptığı bazı olaylar yazmış olmasına rağmen, Hıristiyan teolojisinde diğer kanonik İncillerden daha farklı bir kategoride ele alınmıştır. Nitekim o İncil'de, Nasıralı peygamber İsa'dan daha farklı, tanrısal bir figüre sahip İsa tasviri yapmış olmasıyla ayrıcalıklıdır. Yuhanna İncilindeki İsa profili karşısında bazı teologlar tereddütlerini gizlememişler ve ondaki bilgiler referans alındığında, diğer üç İncilin güvenirliğini kaybedeceğini, diğerlerindeki malumatlar dikkate alındığında ise, Yuhanna'nın değerinin tartışılacağını ileri sürmüşlerdir. (Kelamcılarına Göre İncil, Ramazan Biçer, 70)

Yuhanna İncili öbür üç İncil'den köklü bir şekilde farklı niteliktedir. 0 derece ki, Roguet, İncile Giriş adlı kitabında, ilk üçünün tefsirini yaptıktan sonra daha işin başında Yuhanna İncili için: " Bir başka Âlem " diyerek çarpıcı bir görüntü verir. Bu İncil gerçekten de gerek tertibindeki, gerekse konuların, kıssaların, hitabetlerin seçilişindeki farklılığıyla; değişik üslubu ile coğrafi ve olayların tarih sırasına ilişkin farklılığıyla, hatta dini akidelere ilişkin anlayışındaki farklılığıyla apayrı bir kitaptır (Culmann). Öyleyse Yuhanna ve öteki üç İncil yazarlarınca İsa'nın sözleri farklı şekillerde nakledilmiş demektir. Zira Roguet bu konuda der ki, " İlk üç İncil yazarı İsa'nın sözlerini "çarpıcı, sözlü rivayet üslubuna çok daha yakın" bir üslupla naklederlerken, beri taraftan Yuhanna'da her şey, derin bir tefekkür ve murakabe mahsulüdür." öyle ki, "acaba konuşan hala İsa mı, yoksa sözleri İncil yazarının düşünceleri vasıtasıyla hissedilmeyecek şekilde devam etmemekte midir? diye bazen kendi kendimize sorabilmekteyiz ".

İncİl'İn müellİfİ kİmdİr?

Bu soru çok tartışılmıştır ve konuyla ilgili değişik görüşler ortaya atılmıştır. Roguet ve Tricot, Yuhanna İncilinin İsa'yı gören bir şahsın eseri olduğu hususunda en ufak bir şüphesi bulunmayanlarla hemfikirdirler. Çünkü yazarı Yuhanna'dır, yani Zebede'nin oğlu, Jacgues'in erkek kardeşi ve hakkında pek çok şey bilinen, geniş okuyucu kitlesi için hazırlanmış din kitaplarında tanıtılan havaridir. Ünlü kişilerin portrelerinin sergilendiği resimler dergisi onu, İsa'nın ölümünden önce ve ölümü sırasında çektiği acılar (Passion) dan önce havarileriyle birlikte yediği son yemek (Cene) esnasında İsa'nın yanı başında duran zat olarak tasvir etmektedir. Öyleyse kim tasavvur edebilir ki, Yuhanna İncili çehresi bu derece herkesçe tanınan havari Yuhanna'nın eseri değildir?
Bu dördüncü İncil'in çok geç devirlerde kaleme alınmış olması, onun bir havarinin eseri olduğu yolundaki bu görüşü çürütecek kesin bir kanıt değildir. Rivayetinin en son şekli, birinci asrın sonlarına doğru kaleme alınmış olmalıdır, İsa zamanında çok genç yaşta olan ve yaklaşık bir asır yaşamış olduğu söylenen bir havarinin mevcudiyeti düşünülünce, İncil'in İsa'dan altmış yıl sonra kaleme alınmış olması mümkündür.
Kannengiesser'in, İsa'nın Dirilişi 'yle ilgili araştırmasında bu hususta vardığı sonuç şu: Paul hariç, Yeni Ahid yazarlarından hiçbiri İsa'nın Dirilişi'nin görgü tanığı olduğunu iddia edemez. Amma Yuhanna, aralarında kuşkusuz kendisinin de hazır bulunduğu, fakat Thomas'ın mevcut olmadığı havariler topluluğuna (20, 19-24), sekiz gün sonra da havarilerin hepsine İsa'nın göründüğünü anlatır (20,25-29). Yeni Ahid adlı kitabında Culmann, her hangi bir görüş beyan etmez.

Kitab-ı Mukaddes, Papalık Tercümesi'nin kaydettiğine göre, tenkitçilerin çoğu, İncil'in havari Yuhanna'nın yazması olduğu varsayımını benimsemiyorlarsa da, her şeye rağmen bunun temelli ihtimal dışı olamayacağını söylerler. Fakat bugün eldeki İncil metninin birçok yazarı olduğunu düşündüren deliller vardır. Öyle sanıyoruz ki, "Elimizdeki haliyle bu İncil, müellifin talebeleri olan ve 21'inci bab ile kuşkusuz bazı (bab 4, ayet 2 ve belki bab 4, ayet 1; bab 4, ayet 44; bab 7, ayet 37 b; bab 11, ayet 2; bab 19, ayet 35) gibi notları da eklemiş bulunan kişiler tarafından neşredilmiştir. Zina eden kadının hikayesine gelince herkesin kabul ettiği gerçek o ki, hikayenin nakledildiği parça, bilinmeyen bir kaynaktan alınıp İncil'e sonraları eklenmiştir (7, 53-8,11) (yine de Resmi İncilin bir parçası sayılır). " 19'ncu babın 35'nci cümlesi, "görgü tanığının" bir "imzası" gibi gözükmektedir (Culmann). Bu İncil'in bir görgü tanığınca telif edildiğine delalet eden Yuhanna İncil'indeki yegâne açıklıktır; fakat tefsirciler, bunun da her halde sonradan İncil'e eklenmiş bir parça olduğunu düşünmektedirler.
Culmann'ın fikrine göre sonradan yapılmış eklemeler bu İncil'de tamamıyla bellidir: Mesela 21'nci bab, " İncil'in kendi bünyesinde de düzeltmeler yaptığı sanılan bir öğrencinin " eseri olabilir.
Dördüncü İncil'in yazarının kim olduğu meselesinde müfessirlerce ileri sürülen diğer bütün varsayımlar üzerinde durmamıza lüzum kalmadan burada ünlü Hrıstiyan yazarlarından naklettiğimiz uyarmalar bile, İncil'in yazan konusunda tam bir çıkmazla karşı karşıya bulunulduğunu ispata yeterlidir.
Yuhanna'nın, İncil'de verdiği haberlerin tarihi değeri çok defa reddedilmiş durumdadır. Öteki üç İncil ile olan tutmazlıkları çarpıcıdır. Culmann, bu uyuşmazlıkların nedeni hakkında bir izah getiriyor. Ona göre, Yuhanna'da, diğer İncil yazarlarınınkine uymayan bir takım teolojik bakış açıları vardır. " İsa'dan nakledilmiş sözlerle ilgili haberlerin seçiminde ve yine bu haberlerin veriliş tarzında Yuhanna'ya yol gösteren", işte onun bu teolojik hedefidir... Böylece müellif, sık sık cümleleri uzatmakta, bizzat Ruhü'l-Kudüs'ün tarihi İsa'ya vahiy yoluyla bildirdiklerini İsa'ya söyletmektedir. İşte tutmazlıkların sebebi, bu tefsirciye göre bunlardır.
Kendi İncilini diğer İncil yazarlarından sonra yazdığı için Yuhanna, kişisel teolojik düşüncelerini vurgulamaya en elverişli olacak muayyen kıssaları seçmiş olabileceği elbette anlayışla karşılanabilir. Bu bakımdan diğer İncillerin kapsadığı malumatın hepsini Yuhanna'da bulmazsak, buna da hayret etmemeliyiz. Nitekim bu gibi farklılıklardan bir kısmını Papalık Tercümesi tesbit ediyor. Fakat insanı çok daha hayrete düşüren şey, İncil'deki bazı eksikliklerin olması durumudur. Kudas müessesesiyle ilgili haberin eksikliği gibi bazı boşluklar, inanılacak gibi değildir. Nasıl tasavvur edilebilir ki, Hıristiyanlıktaki dinsel törenlerin kısa zamanda direği, yani Ayini (messe) haline gelecek kadar önemli olan bir hadise, Yuhanna tarafından, hem de derin dini tefekkürde son mertebeye varmış İncil yazarı olduğu halde, nakledilmesin? Oysa Yuhanna, Passion'dan önceki yemekle ilgili haberinde sadece havarilerin ayaklarını yıkadıklarını, Yahuda'nın ihanet edeceğini ve Pierre'in inkâra düşeceğinin haber verildiğini yazmakla yetinir.
Yuhanna'da buna karşılık, diğer üç İncil yazarında mevcut olmayan bir takım kıssalar vardır. Papalık tercümesi, bu öykülen zikreder (s.283). Buna neden olarak, bu vakalarda sadece Yuhanna'nın fark etmiş olacağı bir önemliliği, diğer üç müellif görmemiş olabilirlerdi, diye burada bir bahane ileri sürmek mümkündür. Ama İsa'nın, Diriliş'ten sonra Taberiye gölü kıyısında şakirtlerine görünmesiyle ilgili öyküyü Yuhanna'da görürken şaşmamak elde değil .(Yuhanna 21, 1-14 ).Oysa bu, Luka tarafından İsa'nın sağlığında vuku bulmuş bir olay olarak takdim edilen (5, 1-11) mucizemsi balık avı öyküsünün, pek çok eklemeler yapılarak tekrar edilmesinden başka bir şey değildir. Bu öyküsünde Luka, dini geleneğin İncil yazarı saydığı havan Yuhanna'nın varlığına işarette bulunur. Yuhanna İncilindeki bu öykünün İncil'e sonradan ilave edildiği ittifakla kabul edilen 21. babda yer aldığına bakılırsa, Yuhanna isminin Luka'nın naklettiği kıssada geçmesi, bu İncil metnini tahrif eden kişiyi, bu öyküyü suni olarak dördüncü İncil'e sokmağa itmiş olabileceği kolayca anlaşılır. Luka'nın hikâyesini bu amaçla Yuhanna İnciline sokabilmek için, İsa'nın sağlığında cereyan eden bir olayın, İsa'dan sonra olmuş bir yakaya dönüştürülmesi, İncil metnini tahrif eden kişinin bu işi yapmasına engel olamayacak derecede zaruriydi.
Yuhanna İncili ile öteki üç İncil arasındaki bir başka önemli ayrılık, İsa'nın peygamberlik süresinin ne kadar olduğu meselesidir. Markos, Matta ve Luka bu süreyi bir yıl olarak kabul etmektedirler. Yuhanna'ya göre ise bu süre iki yıldan fazla tutar. Culmann, bu meseleye temas ediyor. Konuyla ilgili Papalık Tercümesi'nin görüşü de şöyle:
"İlk üç İncil sahipleri, uzun bir Galile dönemini ve bu dönemi izleyen nerdeyse Juda ya kadar uzanan bir yolculuğu ve nihayet Kudüs'te kısa süreli bir ikameti bildirirlerken, buna karşılık Yuhanna, bir bölgeden diğer bir bölgeye sık sık yer değiştirmeleri anlatmakta ve uzun bir süre Juda'da, özellikle Kudüs'te kalındığını düşünmektedir (1, 19-51; 2, 13-3, 36; 5, 1- 47; 6, 4; 11, 55). Birçok paskalya ya erişildiğini zikretmekte (52, 3; 5, 1; 6, 4; 11, 55) ve böylece süresi iki yılı aşkın bir nübüvvet görevi önermektedir. Bu durumda hangisine inanmalı, Markos'a mı, Matta'ya mı, Luka' ya mı, yoksa Yuhanna'ya mı? ( Tevrat İnciller ve Kur'an, Maurice Bucaille, 1120-125 )

Hıristiyan teologlara göre, mevcut dört İncilin dışında apokratif birçok İncil nüshaları bulunmaktadır. Bunlar arasında Hz. İsa'nın kardeşi olarak tanımlanan Yakub'un İncil'i ile İbrani Tomas İncili, Hz. İsa ve Meryem'in hayat seyirleriyle ilgili konularda, Kur'an'a paralellik arz etmektedir. Konuyla bağlantılı olarak Luka'nın, " Aramızda vaki olmuş şeylerin hikayetini başlangıcından gözleriyle görenlerin ve kelamın hizmetçisi olanların bizlere nakil ettiklerine göre tertip etmeye birçok kimseler giriştiklerinden " (Luka 1, 1) şeklindeki sözünden hareketle, birçok İncil yazıldığı bilinmekte ve eleştirel tarih de bunu kanıtlamaktadır. Aziz Luka'nın bu sözünün, çok sayıda İncil yazıldığına işaret olmadığını düşünen teolog Grobel, " çok " (many) ifadesinin "birden fazla" anlamına gelebileceğini ileri sürer. Yine ona göre Luka burada bir varsayımdan hareket ederek, " birçok İncil yazılmış olabileceğini düşünmüş olabilir " demektedir. Bunun bir Helenistik tabir/özdeyiş olduğunu savunan Grobel, belagat ifadesi olarak yer alabileceğini düşünür ve bazı teologların ileri sürdüğü Q İncilinin de bir varsayım veya Markos'un şerhi olduğunu kabul eder. Q İncil'i hakkındaki görüşü bir tarafa, müellifin "çok" İnciller hakkındaki düşüncesi zoraki bir yorum olduğu gibi, Vatikan mahzenlerindeki yüzlerce İncil gerçeğiyle de uyuşmamaktadır. (İslam Kelamcılarına Göre İncil, Ramazan Biçer, 69-70)

Matta'ya göre, İsa Tevrat'ta Tanrının belirttiği ruhsal yasalara yepyeni bir anlam verdi. Tevrat'ın harfine değil ruhuna gösterdiği derin bağımlılık biçimci din kuşaklarını öfkelendirdi. İsa'yı öldürmeyi temel amaç edindiler ve bunu başardılar. Biçimci din kuşaklarının bu tutumu, Tanrı hükümranlığının onlardan alınıp, yararlı ürünleri getirenlere verilmesiyle sonuçlanacaktır.

Yukarıda, İncil'den aldığımız bölümlerde; Tevrat'a inananların şekle önem verdikleri İsa'nın ise öze önem verdiğidir. Bunun sonucu olarak ta Tanrı hükümranlığı İsa'ya ve İsa'ya inananlara vermiştir . Ancak " .İsa'yı öldürmeyi temel amaç edindiler " cümlesinden anlaşılan, İsa'nın Tevrat'a inananlar tarafından öldürüldüğüdür. Hristiyanların-örneğin İsrail devletinin İngilizlerin yardımıyla kurulması ya da A.B.D.' nin sürekli İsrail'i koruması- kendi inanışlarına göre Tanrı'nın oğlunun öldüren Yahudileri desteklemeleri ve korumaları anlaşılmaz bir tutumdur. Eğer bu destek yine günümüz hristiyanlarının, Büyük İsrail Devleti kurulsunda İsa bir an önce gelsin mantığıyla yapılıyorsa o zaman yapılan zulümlere ortak olmuş olmazlar mı?

İNCİL'DE İSA'NIN HİTAPLARI

Matta:23-13-14 ...ikiyüzlüler!..
Matta:23-15 ...ikiyüzlüler!...
Matta:23-16 Vay halinize kör kılavuzlar!...
Matta:23-17 Budalalar, körler!...
Matta:23-19 Ey körler!...
Matta:23-23 ...ikiyüzlüler!...
Matta:23-24 Ey kör kılavuzlar!...
Matta:23-25 ... ikiyüzlüler!...
Matta:23-26 Ey kör Ferisi!...
Matta:23-27 ...ikiyüzlüler!...
Matta:23-29 Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler!...

İSA'NİN GERÇEKLEŞMEYEN KEHANETİ

"Size doğrusunu söyleyeyim" diye devam etti, "burada bulunanlar arasında, Tanrı Egemenliğinin güçlü biçimde gerçekleştiğini görmeden ölümü tatmayacak olanlar var." (Markos;9-1),

Bu bölüm yorumu gerektirmeyecek kadar açık söylenmiştir. Kehanete göre İsa vaaz verdiği insanların içinde birilerinin ölmeden Tanrının egemenliğinin gerçekleşmesi lazımdır. Bu iki bin sene önceki insanlara söylenmiş ve orada bulunulan insanlara hitaben sunulmuş bir kehanettir.

Fakat orada bulunan insanlardan eser kalmamış, iki bin sene sonrada biz bahsedilen bu Tanrının egemenliğinin gerçekleşmesini beklemekteyiz.Gerçek Tanrı ve gerçek Tanrıdan gelen bir peygamber böylesine gerçekleşmeyecek bir kehanette bulunmaz, bu kehanetin ortaya çıkardığı gerçek, bu kehanetin İsa'ya ait olmadığıdır.



Matta'ya göre İsa'nIn soy ağacI:

1-İbrahim 2-İshak 3-Yakup 4-Yahuda ve kardeşleri 5-Perets ve Zerah

6-Hetsron 7-Ram 8-Aminadab 9-Nahşon 10-Salmon 11-Boaz 12-Obed

13-Yesse 14-Kral Davud *******

1-Süleyman 2-Rehoboam 3-Abiya 4-Asa 5-Yehoşafat 6-Yoram 7-Uzziya

8-Yotam 9-Ahaz 10-Hezakiya 11-Manasse 12-Amon 13-Yoşiya

14-Yekonya *******

Babil sürgününden sonra:

1-Şealtiel 2-Zerubbabel 3-Abiud 4-Elyakim 5-Azor 6-Sadok 7-Ahim

8-Eliud 9-Eleazar 10-Mattan 11- Yakup 12-Meryem'in sözlüsü Yusuf

13-Meryem'den 14-Mesih diye tanınan İsa doğdu*******( Matta/1-12 )

İbrahim'den, Kral Davud'a kadar 14 kuşak

Davut'tan, Babil sürgününe kadar 14 kuşak

Babil sürgününden. İsa 'ya kadar 14 kuşak

(Matta da; Babil sürgününden sonra İsa'ya kadar 14 kuşak olduğu iddia edilmesine rağmen, Meryem'in sözlüsü olan Yusuf, 12. kuşaktır. Meryem, Yusuf'la bir araya gelmeden önce, Kutsal Ruhtan hamile kalmıştı.(Matta 1/19) İsa Kutsal Ruhtan olduğuna göre Yusuf çıkarıldığında, Meryem ve İsa dahil 13 kuşak olur 14. Kuşak nerede? Meryem'in sözlüsü Yusuf, İsa'nın ataları arasında niye sayılmaktadır?)

Matta, Adem'den İbrahim'e kadar isim listesi vermezken Luka bunu ihmal etmez 20 kuşak daha biyografik isim sayar. İbrahim'den sonra Luka daki isim listesi de şöyledir:

...21- İbrahim 22- İshak 23 -Yakub 24 -Yahuda 25- Perets 26 -Hetsron 27- Arni 28- Anm 29- Aminabad 30- Nahşon 31- Sala 32- Booz 33- Jobed 34- Jesse 35- Davud 36- Natan 37- Mattata 38- Menna 39- Melea 40- Elyakim 41- Yonam 42- Yusuf 43- Yahuda 44- Simeon 45- Levi 46- Mattat 47- Yorim 48- Eliezer 49- Yeşu 50- Er 51- Elmadam 52 -Kosam 53- Addi 54- Melki 55-Neri 56 -Şealtiel 57 -Zerubbabel 58 -Risa 59 -Yoanan 60 -Yoda 61 -Yoseh 62 -Semein 63 -Mattatya 64 -Maat 65 -Naggay 66-Esli 67 -Nahum 68 -Amos 69 -Mattatya 70 -Yusuf 71-Yannay 72- Melki 73- Levi 74- Mattat 75- Heli 76-Yusuf 77-İsa (Luka 3/23-38)

Yukarıdaki listeye dikkatle bakılırsa iki İncil'deki İsa'nın soy ağacındaki isim benzerliklerinin bile çok çok az olduğu görülür.Ayrıca bu isim listesindeki 20 isimden 19 tanesi Tevrat ta da mevcuttur.(Tekvin 4-5 ve11) Yani Tevrat ve İncil'e göre Adem'den, İbrahim'e 19 veya 20 kuşak geçmiştir.(?)

İsa'nIn doğumu:

İsa, Beytlehem kasabasında Kral Herodes zamanında doğdu. Yeruşelem'e (Kudüs) gelen gök bilimciler " Yahudilerin yeni doğan kralı nerede onun yıldızını doğuda gördük ve kendisine tapınmaya geldik " diyorlar. (Matta2/1-2)

Herodes'in emriyle gökbilimciler İsa'yı aramaya koyulurlar ve onu annesi Meryem'le bularak yere kapanarak tapındılar. Gördükleri bir rüya üzerine Herodes'e gitmeyerek kendi ülkelerine dönerler. (Matta 2/11)

Yahudilerde krallara tapınmak gibi bir adet mi vardır ki?



İsa'nIn havarİlerİ:

1-Simon/Petros

2-Andreas

3-Yakup (Zebedi'nin oğlu)

4-Yuhanna

5-Matta

6-Filippos

7-Bartolomeos

8-Tomas

9-Yakup (Alfeos'un oğlu)

10-Taddeos

11-Partizan Simon

12-Yahuda İşkariyot

İsa dağIn yamacına çIkarak yoğun kalabalIklara söyledİğİ söz:

" Ne mutlu yüreği temiz olanlara!

Çünkü onlar Tanrı'yı görecekler.

Ne mutlu barışçılara!

Çünkü onlara Tanrı çocukları denecek ." ( Matta 5/8-9 )

" İnsan kardeşini kendin gibi seveceksin . " ( Matta,22/39 )

Barıştan, kardeşlikten ve barışçı olmaktan söz etmektedir Matta İncil'i. İngilizlerle Fransızlar arasında süren 100 yıl savaşları, İspanyolların Endülüs Emevi Devletini ortadan kaldırdıktan sonra, engizisyon mahkemeleri kurarak yaptıkları katliamlar, haçlı seferleri, I.ve II. Dünya savaşları, Maya medeniyetini ortan kaldıran İspanyollar, Afrikadan yurtların koparılıp köle olarak satılan zenciler, günümüz dünyasında ki olaylar, hristiyanların, İncil'de ki İsa'nın " Sağ yanağına kim vurursa, ona öbürünü de çevir."yada " İnsan kardeşini kendin gibi seveceksin " Sözüne ne kadar bağlı, sevecen ve barışçı olduklarını göstermektedir.

İsa'nIn vaftİz edİlmesİ:

Markos, Yahya'nın çölde ortaya çıktığını ve insanları vaftiz ettiğini ve hemen İsa'nın vaftiz edildiğini söyler. Matta ise detaya inerek Yahya'nın Yahudiye çölünde ortaya çıktığını söyler.

Matta ve Markos, İsa'nın Yahya eliyle vaftiz edildiğini söyler. Luka da ise Yahya'nın Herodes'i eleştirdiği için hapsedildiğini ve İsa'nın Ürdün ırmağında vaftiz edildiğini söyler. Yani kim tarafından vaftiz edildiği belli değildir. (Matta, 3/13-17, Markos, 1/ 9-11, Luka 3/21-22)

Matta İsa'nın vaftiz edilmek için Galile bölgesinden Ürdün ırmağına geldiğini söylerken, Markos Galile bölgesinin Nasıra kenti'nden geldiğini söyler. Luka ise nereden geldiğinden bahsetmez. (Matta, 3/14, Markos, 1/ 9)

İncİl'de boşanma:

"Denmiştir ki: Kim karısını boşarsa ona boşanma belgesi versin. Ama ben size derim ki, her kim karısını zina dışında bir nedenle boşarsa, onu zinaya itmiş olur. Her kim boşanmış bir kadınla evlenirse zina etmiş olur." ( Matta,5/31 , M arkos10/11-12, Luka 16/18 )

Matta'ya göre, İsa Tevrat'ta Tanrının belirttiği ruhsal yasalara yepyeni bir anlam verdi. Tevrat'ın harfine değil ruhuna gösterdiği derin bağımlılık biçimci din kuşaklarını öfkelendirdi.

Tevrat ta boşanmaya müsaade edilmişken İncillerde buna izin verilmemiştir. Yukarıdaki boşanmayla ilgili hükümler gereği, Hıristiyanlığın bazı mezheplerinde boşanma yasaklanmış, geçimsiz aileler de gayri meşru ilişkilere yönelmiştir. Tabi boşanmış bir kadınla evlenmenin "zina" olmasını anlamak akıl sahibi hiç bir kimse için mümkün değildir. Acaba Hıristiyanlık boşanmanın yasak olduğu, boşanmış kadınların ve erkeklerin evlenemediği bir dullar topluluğu mu hayal ediyor.

İsa kendİsİnİfeda etmİş:

"Öğleyin onikiden onbeşe dek tüm ülkeyi karanlık kapladı. Saat onbeş sularında İsa yüksek sesle bağırdı:

"Eli, Eli lama sabaktani?

Bu "Tanrım, Tanrım neden beni bıraktın" anlamına gelir." ( Matta, 27/45-46, Markos, 15/33-34 )

Hristiyanlar Tanrının oğlu olduğunu iddia ettikleri İsa'nın ölmesini; Adem ve Havva'nın işledikleri günahın tüm insanlığa geçtiğini(!) ve İsa'nın insanların günahını affettirmek için kendini feda edip, çarmıha gerilmesine izin verdiğini şeklinde açıklarlar.

Kendini feda eden İsa ( ki burada acı çekmeden doğan bir serzeniş değil terkedilmiş olmaktan doğan bir haykırış söz konusudur ), Tanrı'ya kendisini terk ettiği için niye kendisini bıraktığını söylesin ki? (Tanrım neden beni bıraktın? sözleri Luka ve Yuhanna da yer almamaktadır.)

Zengİnlİk yerİlmekte:

"Hiç kimse iki efendiye uşaklık edemez. Çünkü ya birine kin besler, öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü küçümser, hem Tanrı'ya, hem de zenginlik ilahına uşaklık edemezsiniz ." (Matta 6/24, Luka,16/13)

Denilerek zenginlik yerilmekte ama Tanrı'nın oğlu diyerek İsa'ya Tanrılık izafe etmek ikinci bir efendiye uşaklık olmamaktır. Ayrıca Batılı şirketlerin tüm dünyayı sömürmek için yaptıkları ise hiç bir hristiyanı rahatsız etmemektedir.

İsa kİme gönderİldİ:

İsa, havarilerini şu sözlerle uğurlar " Tanrısızlara gitmeyin, Samiriyeliler'in kentlerine de uğramayın. İsrail halkının yitik koyunlarına gidin. " diyerek ( Matta 10/5-6 ) öğrencilerini İsrailoğullarını göndermiş öğretilerini onlara anlatmalarını istemiştir.

Bir başka yerde de İsa " Ben salt İsrail evinin kaybolmuş koyunlarına gönderildim ." (Matta 15/24) demiş ve İsrailoğullarını gönderildiğini ifade etmiştir.

Markos, Luka ve Yuhanna da bu konuda ilgili bölümlerde herhangi bir bilgi yokken Matta, İsa'nın İsrailoğullarına gönderildiğini söylemekte daha sonra da İsa'ya tüm insanlığa davet görevini yüklemektedir.

Öldükten sonra dirildiği iddia edilen İsa şöyle diyor: "Gökte ve yeryüzünde tüm yetki bana verilmiştir. Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencim yapın. Onları Baba, oğul, ve kutsal ruh adına vaftiz edin." ( Matta 28/18-19 )

İsa'yI kİm öldürdü?

"Ferisiler dışarı çıkıp İsa'yı ortadan kaldırmak için birbirleriyle görüştüler. (Matta, 12/14)

"Ferisiler, Herodesçilerle birlikte hemen dışarı çıkıp İsa'yı ortadan kaldırmak için birbirleriyle görüştüler. (Markos, 3/6)

Luka'da da dinsel yorumcularla Ferisilerin İsa'yı ne yapacaklarını görüşmeye başladıkları ifadesi vardır. (Luka 6/ 7-11)

Görüldüğü gibi üç İncil'de üç farklı bilgi vardır acaba hangisi doğru?



HIrİstİyanlar TanrI'nIn oğlu mu?

İsa'nın, Yahya tarafından sonra vaftiz edilmesiyle, gökler açılır, Tanrı'nın Ruh'u güvercin gibi İsa'nın üzerine iner ve göklerden şöyle bir ses duyulur: " Sevgili oğlum budur. Ondan hoşnudum. " (Matta 3/13-17, Markos,1/10-11, Luka 3/21-22)

Yukarıdaki bölümde İsa'nın Tanrının oğlu olduğu ifade edilmekte.

Ama yine Matta'nın ve Luka'nın İncilinde ". ama size derim ki, düşmanlarınızı sevin ve size baskı yapanlar için dua edin. Öyle ki, göklerdeki babanızın oğlu olasınız. (Matta 5/44-45,Luka 6/35 ) demektedir.

Burada da tüm hristiyanları Tanrı'nın oğlu olmaya çağırmasını hangi akıl kabul eder .

İsa'nIn annesİne ve kardeşlerİne karşı tavrI:

İsa toplulukla konuşurken annesiyle kardeşleri dışarıda bekliyor, kendisiyle görüşmek istiyorlardı. (Birisi ona haber verdi: "Bak annenle kardeşlerin dışarıda bekliyor, seninle görüşmek istiyor.) İsa, onu " annem kimdir, kardeşlerim kimlerdir?" diyerek yanıtladı. Sonra elini öğrencilerine doğru uzatarak sözünü sürdürdü: " İşte annemle kardeşlerim! Çünkü göklerdeki Babam'ın istemini kim uygularsa kardeşim, kız kardeşim, annem o dur." ( Matta, 12/46-50, Markos, 3/31-35, Luka, 8/19-21 )

Tanrı'nın oğlu olduğu iddia edilen birisinin topluma iyiliği, doğruluğu, anne-babaya hürmeti, merhameti öğretmesi gerekirken, anne ve kardeşlerini tanımaz bir tavır içine girmesi mümkün mü? Ayrıca davetini önce kendi anne ve kardeşlerine anlatması gerekmez mi?

İsa yetkİyle cİnlerİ kovuyor:

İ sa denizin karşı kıyısında, Gadariniler'in ülkesine vardığında mezarlar arasından koşup gelen cine tutulmuş iki adam kendisini karşıladı Pek kudurgan olduklarından, kimse o yoldan geçemiyordu ." (Matta, 8/ 28)

Galile denizinin karşı yakasına Gerasiniler ülkesine vardılar. İsa tekneyi bırakıp kıyaya çıktı.Mezarların arasından çıkan kötü ruhla dolu bir adam O'nu karşıladı. Adam mezarların arasında yaşıyordu. Artık kimse onu bağlamıyor, zincire vuramıyordu . (Markos, 5/ 1-4, Luka,8 /26-27)

Matta'da Gadariniler olan bölge, Markos ve Luka da Gerasiniler olurken, kudurgan iki adam da, kötü ruhla dolu bir tek adama inmekte, İnciller arasındaki tutarsızlık en bu küçük olayda bile devam etmektedir.

İsa nereye gİttİ?

Kafernahum'da halkı davet eden İsa öğrencileriyle birlikte kayıklara biner , Matta ya göre karşı kıyıya Gadara bölgesine gider . ( Matta 8/28) Ancak Markos'a göre, Kafernehum'dan gemiye binen İsa ve öğrencileri Galile denizinin karşı yakasına Gerasa ya yani Gerasiniler ülkesine varır. ( Markos, 5/1, Luka, 8/26 )

Matbu İncil'in arkasındaki haritaya göre Gerasa bölgesinin Galile denizine sahili yoktur çünkü arada Gadara vardır. Eğer ulaşıma uygunsa Galile denizinden, Erden ırmağına girip daha sonra Yabbok ırmağına dönerek Geresa bölgesine ulaşılabilir ki o zaman da "Galile denizinin karşı yakasına, Gerasaniler ülkesine vardılar." dememek gerekir. Herhalde İncil'e o bölümü ekleyenin coğrafya bilgisi oldukça zayıftı.

Ölümden dİrİltİlen kIz:

İsa çevresindekilere bunları açıklamaya çalışırken, sinagog başkanlarından bir O'na yaklaşıp ayaklarına kapandı. "Kızım şimdi öldü" diye yakındı. "Ama sen gel,elini onun üstüne koy, yaşayacaktır." İsa kalkıp öğrencileriyle birlikte onun ardı sıra gitti....İsa sinagog başkanın evine varıp ney çalanlarla gürültücü topluluğu görünce, "Çekilin" dedi, "çünkü kız ölmedi, uyuyor." Ona alaylı alaylı güldüler. Topluluk dışarı çıkarılınca İsa içeri girdi. Kızı elinden tuttu, kız ayağa kalktı. (Matta 9/18-25)

Markos ve Luka; Sinagog başkanının adını da verir ; Yairos . Yairos , " Çocuğunun ölmek üzere " o lduğu söyler bir süre sonra evden " çocuğun öldüğü " haberi gelir. İsa çocuğu diriltir, hatta Markos kızın yaşını bile verir.Kız oniki yaşındadır . ( Markos,5/21-43, Luka,8/49-56 )

Yahya'nın tutuklandığını duyan İsa, Markos ve Luka ya göre de Galile'ye gitmiştir. Matta biraz daha detaya inerek Galile'ye, Zebulun ve Naftali sınırlarındaki Kafernahum 'a çekildiğini söyler. ( Matta 4/12, Markos 1/14, Luka 4/14 )

Matta'ya göre; Hastaları iyi eden İsa'ya Galile'den, Dekapolis'ten, Yeruşalem'den, Yahudiye'den, Ürdünün karşı yakasından yoğun kalabalıklar gelir. Markos bundan bahsetmez. Luka da ise; Yahudiye, Yeruşalem, Sur ve Sayda'dan topluluklar gelir. ( Matta,7/25, Luka 6/18 )

İSA'IN MEZARINA GELEN KİM?

"İsa'nın kabrine gelen kadınların isim listesi, ilk üç İncil'de birbirini tutmuyor. Matta'da ; " Magdalalı Meryem'le öbür Meryem mezarı görmeye geldiler. " (Matta, 28/1) Markos'ta; " Magdalalı Meryem, Yakub'un annesi Meryem ve Salome gidip İsa'nın cesedine sürmek için Kokular satın aldılar. Haftanın ilk günü sabah erkenden, güneş doğarken mezara geldiler" (Markos, 16/1-2) Luka'da ; " Haftanın ilk günü, sabah erken saatlerde kadınlar hazırladıkları kokuları yanlarına alıp mezara geldiler ." (Luka, 24/1-2) Yuhanna 'da sadece bir tek kadın ismi vardır, o da Mecdelli Meryem'dir.( Yuhanna, 20/1) Fakat bu kadın: "İsa'yı nereye koymuşlar, bilmiyoruz " demek suretiyle sanki arkadaşları da varmış gibi çoğul sıygasıyla konuşmaktadır. Matta'daki öyküye göre; Melek, kadınlara İsa'yı Galile'de haber verir. Oysa birkaç dakika sonra İsa, kadınları kabrin yanında karşılar. Luka ise bir güçlüğü hissetmiş olmalıdır ki, elindeki kaynağa şöyle azıcık bir düzeltme yapmıştır: Melek, kadınlara:
" İsa, Galile şehrinden henüz ayrılmadan size dediğini hatırlayın ." dedi Böylece Luka, aslında İsa'nın sadece üç kere kendisini gösterdiğini zikreder. "Yuhanna, İsa'nın sekiz gün ara ile iki defa Kudüs'teki Cenacle'de, üçüncü kez de gölün kıyısında, yani Galile'de göründüğün yazmaktadır Matta ise sadece bir kez o da Galile'de kendini gösterdiğini belirtir. "Markos İncilinin görünmelerden bahseden son bölümü için:
" Şüphesiz bir başka elin eseridir " diyen tefsirci Roguet o kısmı bu incelemenin dışında bırakır.
Paul, Korintoslulara yazdığı birinci mektubunda (15, 5-7), İsa'nın beşyüzden fazla kişiye bir defada göründüğünü ondan sonra da Yakub'a, daha sonra bütün havarilere ve en sonunda kendisine göründüğünü zikretmektedir. Böylece İncillerde söylenenlerin hepsi, Paul'un dedikleriyle çelişmektedir.



İNCİL, Hz. Muhammed'İn (a.s.) Geleceğİnden Haber Verİr

Aşağıda İncil'den alıntı yaptığımız bölümlere bakılırsa Hz. Muhammed(a.s)'ın geleceğinin müjdelendiğini görürüz.
1-" Bununla beraber ben size hakikati söylüyorum.Benim gitmem sizin için hayırlıdır.Çünkü gitmezsem, Tecellici size gelmez. Fakat gidersem onu size gönderirim. Ve O geldiği zaman günah için ve hüküm için Dünyayı ilzam edecektir ." (Yuhanna 16/7-8 )
2-" Size söyleyecek daha çok şeyim var, fakat şimdi dayanamazsınız. Ama O Hakikat Ruhu gelince, size her hakikate yol gösterecek, çünkü kendiliğinden söylemeyecektir.Fakat ne işitirse söyleyecek ve gelecek şeyleri size bildirecektir ." (Yuhanna 16/12-13)
3 -"Fakat benim ismimle babanın göndereceği tecellici ,O ise her şeyi öğretecek ve size söylediği her şeyi hatırınıza getirecektir ." ( Yuhanna 14/26 )
" Babadan size göndereceğim tecellici , babadan çıkan hakikat ruhu geldiği zaman, benim için O şehadet edecektir ." ( Yuhanna 15/26 )
Dikkat edilirse buralarda hep üçüncü bir şahıstan söz edilmektedir. Eğer Papazların dediği gibi bu "İsa'nın yeryüzüne tekrar ineceğini ifade ediyor olsaydı, " tekrar gelebilmem için gitmem gerekir " demesi yada buna yakın ifadeler olması gerekirdi.